Şubat / 13 / 2008 - 00:05
hüsnü şenlendiriciyi esasen hiç sevemedim, hiç sempatik gelmedi bana. klarnet manyağı bi bünyede değilimdir, öyle denk gelirse dinlemişimdir hep. fakat son zamanlarda Taksim Trio adındaki albüm hakikaten bi başka güzel olmuş. taksim’i özlediğimden midir nedir, ismail tunçbilek olsun, hüsnü şenlendirici olsun, aytaç doğan olsun güzel albüm çıkarmışlar. Mesela bu akşam itibariyle (zaten iki yazı eklemişim, bünye normal değil farkındasınız) bütün albüm bir çırpıda defalarca dinlenebiliyor. hasta olmasam bana bu soğukta dışarı çıkartıp içecek bir şeyler aldıracak. sözün kısası sevdim bu albümü, dinlenmeli…
teoman ‘da bir albüm çıkardı %90 duymuşsunuzdur. kendi pek söylememiş ama parçalarını emanet ettiği bazı sanatçılar resmen farklı bi tat katmış. açıkcası benim hoşuma giden 5 şarkı var albümde, daha doğrusu 5 farklı yorum. sezen ablamız malum, candan erçetin, nil karaibrahimgil, irem candar ve yavuz bingöl. şu günlerde ne dinlesem diye düşünüyorsanız iyi bir alternatif olabilite…
umut diye biri
öylesine adlı kategorillere yazmış.
Şubat / 12 / 2008 - 22:29
artık kafamı yastığa koyduğumda direk uykuya dalamıyorum. yineler dururum, zamanla ben epey değiştim bazen yaptıklarıma/değişimlerime kendim bile inanamıyorum. umut ve yattığında uyuyamamak? çok uzak oysaki…
dönem dönem hep geleceğe dair endişelerim ve umutlarım oldu. ancak sanki zaman ilerledikçe bu umutlar yerini endişelere bırakıyor gibi. aslında beni kamçılayan, olm bunu da yap bak illa ki lazım olacak dediğim şeyler daha da çoğalıyor. yapıyorum bazılarını, ilgimi çekenleri.
konudan uzaklaşmayayım, evet endişelerim oldukça yüksek. bu endişelerin en başını maddi konular alıyor haliyle, yaş ilerledikçe sağlık alacak bunu biliyorum. şimdilik maddi, X çizgisinde sabit olarak ilerliyorum. fakat ileriyi göremiyorum kendi adıma, aslında bir şeyler kurguluyor ve bunun için yaşıyor/çalışıyorum. ya olmazsa diye çelişkiye düştüğüm an uykularım kaçıyor işte. ve bu benim pek yaşamadığım şeyden biri…
şu sıralar ampülün yanmasını, mor fikirlerin gelmesini bekliyorum kısaca. olan fikirleri uygulamak için biraz daha vakit lazım. öyle işte, aman.
umut diye biri
günlük yaşam adlı kategorillere yazmış.
Şubat / 7 / 2008 - 23:11
Nasıl ki ülkede ve çevrede çok kolay suni gündem yaratılıyor, bende buna alışmış olmalıyım ki kendi hayatımda aynı oyunları oynuyorum. Bir sürü sorun, bir sürü dökülecek kelime varken kısa cümlelerle geçiştiriyorum her şeyi.
Yazacak bir şeyin yoksa kapatmalısın diyordu biri blogunda, düşünüyorum. Artık yazacak çok matah bir şey yok, hiçte olmadı aslında. Beklemedeyim…
umut diye biri
öylesine adlı kategorillere yazmış.