bi süre kapalı kaldık, her şey çok farklı gelişti. rüyalarımda konuşarak, ofiste gevezelik yaparak, otobüslerde düşünerek kendi kendimi tatmin ettim. blog’u geçici süre kapalı tuttuğum o vakitten bu zamana kadar gerek benim hayatımda gerek burnumu soktuğum/takip ettiğim gündemde bir sürü gelişme oldu. oysa ben en son no surprises please demiştim.
çalışma hayatım su gibi akıp geçiyor. insan çalışınca zaman gerçekten çok hızlı geçiyormuş. bunu seviyor muyum sevmiyor muyum hala kafamda bir paradox. önceden düzensiz yaşamaktan günleri karıştırıyordum şimdi ise çok hızlı geçmesinden karıştırıyorum.
ve hala kimi insanların düşündüğü gibi bende uğursuz bir insan olduğumu düşünüyorum. ama diğerlerinden farkı bunun zaman zaman değil sürekli böyle olması. kendi kendime buna inandırdım, çünkü kendime verebileceğim örnek çok fazla. çok istediğin olmazmış diyenlere gülerken çok istediğim hiç bir şey olmadı, istediğim şeyler ise zorlama ile oldu. şaka gibi bir olay ama öyle, keşke sorumluluğu burda başkasına yüklüyormuş gibi yapsam ama akışında şeylerde de böyle. ne bileyim yakında “gülmüyor hiç yüzüm” adındaki şarkıyı dinleyeceğim. (böyle bir şarkı var mı bilmiyorum ama varsa yani)
hatta yokluğumu sayılarla ifade etmek istesem iş bankası reklamı gibi ancak saatlerce süren yolculuklar, binlerce gelen spam diyebilirdim.
bu yaz hiç tatil yapmadım, tatilden kastım alıp bavulu telefonu kapatıp dinlenmek. yoksa bavulumu alıp bir yerlere gittim ama telefonum kapalı olmadı. *bence tatil insanın cep telefonunu gözü kapalı kapatabilmesidir. 3 kere denize girdim, ankara, manavgat ve alanyaya gittim. bunun dışında olağan hayatım devam etti. bazen fazla tek düze geldiği doğru ama, bu yazında böyle geçmesini istiyor en azından böyle uygun görüyordum.
izlediğim şeyler de değişmedi, alias’ın 5 sezonunu da bitirdim nihayet. dizilerin ara verdiği bir 3 ayı eskileri amorti ederek kurtardım bi’ nevi. şimdi ise The Sopranos ‘a başladım. görüyorsunuz işte yoğunum diyen bir adam nelere vakit ayırabiliyor?
bu sitenin yeni görüntüsüne alışmak benim için biraz zaman alacak, belki sizin içinde alabilir. artık böyle çalışıyoruz sıfırdan başlamak yeni bir sayfa açmak böyle bir şey. eski yazıları silmedim tabi, onlar burada.
neyse baya bi biriktim, bol bol yazarım bu dönem sonra normale döneriz.
saygılar, umut soprano (aa unuttum altta otomatik yazacak kendisi bunu)
* = kıçımdan vecize uydurdum belirteyim.
umut diye biri
günlük yaşam adlı kategorillere yazmış.